DETAYLI BİLGİ İÇİN ARAYIN

Girişiminizi satmadan önce bilmeniz gerekenler

Girişiminizi satmadan önce bilmeniz gerekenler

Girişiminizi ya da şirketinizi belli bir süre ayakta tuttuktan ve işleri yoluna koyduktan sonra satmak isteyebilirsiniz. Satışın arkasında farklı sebepler bulunabilir. İşe olan heyecanınız bitmiş olabilir ya da farklı sektörlerde farklı işlere adım atmak istiyor olabilirsiniz.

Bu oldukça doğal bir süreçtir; fakat şirketinizi satmadan önce yapmanız gereken bilmeniz gereken bazı unsurlar bulunuyor. Bu unsurlar, şirketinizin satışı sırasında size oldukça yararlı olacaktır ve bunları uygulamanız, girişiminizin satılmasını daha da kolaylaştıracaktır.

Potansiyel alıcılarla görüşmelere başlamadan önce bu adımları atmanız, şirketinizi ve sizi satışa hazırlayacaktır.

Şirketinizin değerini işin başındayken belirleyin

Şirketinize bir değer verme konusu ilk etapta size biraz zor gelebilir; ancak bunu girişimin yeni kurulduğu dönemlerde yapmaya başlarsanız, sonrasında onun için bir değer biçme konusunda daha rahat bir şekilde ilerlersiniz.

Şirkete bir değer biçme aşamasını, girişimin satılma dönemine bırakmanız, geçen süreç içerisinde şirketin ne kadar büyüdüğünü ya da küçüldüğünü görememenize neden olur. İlk etaptan itibaren bir değer biçtiğinizde, zaman içerisinde yapılan işler sonrasında şirketinizin nasıl bir süreç geçirdiğini ve değerinin ne kadar arttığını görmenizi sağlayacaktır ve şirketinizin satışı sırasında bu verileri potansiyel alıcılarla paylaşarak, onlara şirketinizin neler vadettiğini görmelerini sağlarsınız.

Alıcılar olası kar ihtimaline ilgi duymazlar

Şirketinizin potansiyeli olması tabii ki gerekiyor; ancak bunu verilerle desteklemeniz gerekiyor. Şirketinizi almak isteyen kişiler hali hazırda kar getiren şirketlere ilgil duyarlar. Şirketinizin gelecekteki olası kar ihtimalinden çok, şu an ne kadar kar elde ettiği daha önemli bir faktördür.

Bu nedenle görüşmelerinizde olası kar ihtimalinden çok şu an ne kadar kar ettiğinizden bahsetmeli ve bu raporları onlara sunmanız gerekiyor.

Alıcılar gelirlerle değil, karla ilgilenirler

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi alıcılar karla daha çok ilgileneceklerdir. Şirketin gelirlerinin fazla olması, şirketin kar getirdiği anlamına gelmemektir. Bir örnek üzerinden ilerleyecek olursak:

  • Şirket A: Aylık gelir 50.000 TL, aylık gider 45.000 TL, aylık kar 5000 TL, yıllık kar 60.000 dolar.
  • Şirket B: Aylık gelir 10.000 TL, aylık gider 2000 TL, aylık kar 8000 TL, yıllık kar 96.0000 TL.

Yukarıdaki örnekte Şirket A’nın gelirleri daha fazla olsa da aylık giderlerin fazla olması nedeniyle kar oranı oldukça düşük. Bu nedenle de yıllık kar oranı gelirleri daha az olan Şirket B’den dahi daha az. Bu da tabii ki alıcıların dikkatini daha çok çekecektir.

Due Diligence hazırlıkları yapın

Due Diligence, şirketinizin finansal raporlarıdır. Satış öncesi bu raporların eksiksiz olarak hazırlanması gerekmektedir. Potansiyel alıcılarınız şirketin finansal durumunu incelemek isteyeceklerdir. Bu raporlarda rakamlarla oynanamanız ve olduğu gibi raporlarınızı paylaşmanız gerekiyor.

Siz bu rapolar üzerinde değişiklik yapsanız dahi, derinlemesine araştırmalar yapıldığında yapılan bu tür usulsüzlükler ortaya çıkıyor. Bu hem itibarınızı zedeleyecektir ve diğer potansiyel alıcıların size olan yaklaşımını da olumsuz olarak etkileyecektir.

Birçok soruyu cevaplamaya hazır olun

Olası alıcılarla yapacağınız görüşmelerde çok fazla soru sorulma olasılığı oldukça yüksek. Şirketinizin işleyiş yapısı, sektörün genel durumu, hedef kitle, ürünler hakkında detaylar, neden şirketi satmak istediğiniz gibi birçok farklı konuda sorular sorulacaktır.

Bu alanda karşınızdakilere açık ve net cevaplar sunmanız gerekiyor. Karşı tarafın aklında hiçbir soru işareti kalmaması gerekiyor. Bunları yaparken en çok dikkat etmeniz gereken unsurlardan biri de tabii ki tamamen dürüst olmanız. Sorulan sorulara kaçamak ya da doğru olmayan şekilde cevap verirseniz, karşı taraf bu durumdan hoşnut olmayabilir. Bu da tabii ki görüşmelerinizi olumsuz etkileyecektir.

Şirketinizin büyüme stratejilerini paylaşmaya hazırlanın

İşin devam ettiği süre içindeki büyüme stratejilerinizi potansiyel alıcılarla paylaşmalısınız. Nasıl bir süreç içerisinde hareket etmeyi ve nasıl bir strateji ile işe devam etmeyi düşündüğünüzü potansiyel alıcılarla paylaşmanız, onlara bir yol haritası sunacaktır. Bu, onların yeniden bir strateji oluşturma gereksinimini ortadan kaldırabilir. Tabii ki bu süreç içerisinde, şirketin yeni sahibi farklı yollardan gitmek isteyebilir; ancak sizin stratejinizi bilmek de isteyeceklerdir.

Kendilerince bu stratejilerde değişiklik yapabilirler ya da komple farklı bir yaklaşımda bulunabilirler. Burada önemli olan bir yol haritanız olduğunu karşı tarafa gösterebilmek.

Duygularınızı bir kenara bırakın

Şirketinizin satış sürecinde duygularınızı bir kenara bırakmanız oldukça önemli. Duygularınızla yaklaştığınız sürece doğru kararlar vermeniz zorlaşabilir. Kuruluş aşamasında geceli gündüzlü yoğun çalışma saatleri sonrasında girişiminizle aranızda duygusal bir bağ oluşması oldukça normaldir; fakat işler şirketin satışına geldiğinde bu bağı biraz koparmanız gerekecektir.

Fazla duygusal davranıp, gelen güzel teklifleri geri çevirebilirsiniz. Ya da bu duygusallık doğru kararlar vermenizi engelleyebilir. Bu tür olumsuzluklar yaşamamak için, adil ve nötr bir şekilde bu görüşmeleri yapmaya çalışmalısınız.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Etiketler: e-ticaret bilgi bankasıGirişimcilik
Siz de İşinizi E-ticaret’e Taşıyın!

Akıllı E-ticaret Paketlerini 15 gün ücretsiz deneyin. Kendi e-ticaret sitenizi oluşturun!