DETAYLI BİLGİ İÇİN ARAYIN

Blogunuzda duygusal içerik formatından nasıl yararlanabilirsiniz?

Blogunuzda duygusal içerik formatından nasıl yararlanabilirsiniz?

İnternet üzerinde viral olan içerik çalışmalarının birçoğunda duygusal içerik (emotional content) formatından yararlanıldığını görebilirsiniz. Son birkaç yıldır blog ve video içeriklerde bu formattan sıkça yararlanılıyor.

E-ticaret firmaları tüketicilerle olan etkileşimlerini artırmak ve içeriklerinin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlamak için bu içerik formatından yararlanabilirler. Özellikle dijital yayıncıların sıkça başvurduğu bu format, tüketicilere bir mesaj vermenin yanı sıra onlara bazı duygular yüklediği için de daha fazla geri dönüşüm sağlıyor.

Duygusal içerik formatı nedir?

Adından da anlaşılacağı üzerinde duygusal içerik formatı, verdiği mesajı bir duygu ile vermek üzerine kurulmuştur. Bunun sebebi ise, okuyucuya bir mesajı bir duygu ile bağdaştırarak vermek, okuyucunun birden fazla duyusuna hizmet edeceği içi onda daha fazla bir etki bırakır.

Bunun yanı sıra, günlük hayatımızda birçok kararı duygularımıza göre verdiğimiz için, internet üzerindeki içerikleri seçerken yine o anki duygularımıza yönelik içeriklere daha fazla değer veririz.

Bir duyguyla bağlı içerikler neden daha fazla ilgi çekiyor?

Pazarlamada en çok kullanılan öğelerden biri de duygulara hitap etmektir. Birçok büyük markanın görsel reklamlarını inceleyecek olursanız, her zaman bir duygu yüklü çalışmalar yapmaya odaklanırlar. Bunun nedeni, insanlar bir ürün satın alacakları zaman kendilerini iyi hissetmek, bu ürünle beraber bazı duygusal ihtiyaçlarını karşılamak isterler.

Güzellik ürünü satan firmalar, daha güzel görünme üzerine odaklanır. Nike, Adidas gibi sporcu ürünleri satan firmalar, güçlü olmaktan ve kendine güven temasına yoğunlaşır. Coca Cola gibi içecek firmaları mutluluk, paylaşmak, arkadaşlık gibi temaların üzerine gider.

Tüm bu yaklaşımlar birer duyguya odaklanmıştır. Bu sayede marka ile verilmek istenen mesaj sözlü olarak değil doğrudan duygulara hitap eder ve bu duygu marka ile bir bağ oluşturur. İnsanlar bu duyguları hissettiklerinde de bu markalar akıllarına gelebilir. Bazı reklamların akılda kalıp, birçoğunun unutulmasının sebebi de reklamlara yüklenen duygulardır.

İçerik pazarlamada da birçok içeriğin unutulup, birkaçının akıllarda kalması ve arkadaş ortamlarında bu konulardan bahsedilmesinin sebebi de o içerikte hangi duygulara ne kadar yoğunlaşıldığıdır.

Hangi duygular daha çok ilgi çekiyor?

Tüketicilerin empati kurmasını sağlayacak, hüzünlü ve yürek burkan içerikler Türk toplumuyla biraz daha özdeşleşmiş duygular olarak nitelendirilebilir. Dünya genelinde de böyle bir yaklaşım olduğunu da es geçmemek gerekiyor.

Ancak birçok duygu, içerik pazarlamasında kullanılabilir. Türkiye’deki içerik sitelerini ele aldığımızda bu sitelerin en çok kullandıkları duygular “bir şeye olan özlem”, “bir yere aidiyet duygusu” olarak öne çıkıyor. “90’larda çocuk olanlar bunları hatırlar”, “Sadece Adanalı olanların bildiği 10 şey” gibi başlıkları farklı şekillerde devamlı görüyoruz.Bu içeriklerde birşeylere olan özlem ve bir yere ait olmak kavramları iyi bir şekilde işleniyor.

Bunların yanı sıra gazetelerde yürek burkan hikayeler, birinin bir felaketten kurtuluş anı gibi insanlarda acıma ve empati duygusu oluşturacak öğelerde oldukça dikkat çekebiliyor.

Ancak bu formatta kullanabileceğiniz duygular sadece bunlarla sınırlı değil. Eğer doğru bir yaklaşım yakarlarsanız, tüm duyguları bu formatta kullanabilirsiniz.

Duygusal içerik formatından nasıl yararlanabilirsiniz?

Öncelikle marka olarak kullanıcılara ne tür duygular vermek istediğinize karar vermeniz gerekiyor. Ürünlerinizde vermek istediğiniz duygular, blog çalışmalarında vermek istediğiniz duygulardan farklılık gösterebilir.

Bu nedenle sadece ürünlerinize özel bir duygusal yaklaşım belirlemelisiniz. Blog tarafında farklı içerikler için farklı duygular kullanılabilir.

Seçeceğiniz bu duygunun markanızın ve ürünüzün kimliği ile uyumlu olması gerekiyor. Aksi takdirde bu yöntemden iyi bir şekilde yararlanamayabilirsiniz. Tüketiciler ürününüzü aldıkları zaman aynı zamanda bu duyguyu da satın almak isteyeceklerdir.

Bir sonraki aşamada da kullanacağınız görsel ve video çalışmalarında bu duyguları en iyi şekilde yansıtacak öğeleri belirlemeniz gerekiyor. Bu öğeler, onların bilinçaltını doğrudan etkileyerek bazı duygular hissetmelerini sağlayacaktır. Sadece bazı görsel öğelerin kullanımı ile dahi duygu yükleyebilirsiniz. Coca Cola’nın bazı dönemlerde (yeni yıl vb.) hazırladığı video reklamlarda hiçbir diyalog olmasa dahi izleyiciye birçok duygu yansıtabiliyor. Bu sebeple de içeriklerinizdeki görsel öğelerin önemi daha fazla öne çıkıyor.

Aşırıya kaçmamak da önemli. Bu duyguları yansıtırken aşırıya kaçmamalısınız. Çok fazla bu öğeleri kullanmak ve sürekli olarak bunun mesajını vermek biraz zorlama bir çalışma olarak değerlendirilebilir. Önemli olan duygunun verilmesidir. Birkaç kare ile dahi istediğiniz mesajı vermeniz mümkün.

Blog çalışmalarınızda kullanıcıların yorumlarını ya da düşüncelerini eklemelerini sağlayın. Bu içerikleri gören kişiler, kendi duygularını bu içeriklerde paylaşabilmeliler. Duygusal açıdan onların dikkatini çekecek içerikler olduğunda, internet kullanıcıları kendi yorumlarını da yapmak isteyeceklerdir. Kullanıcılar ne kadar yorum yaparsa, diğer kullanıcılar da onlarla etkileşim kurmaya başlayacağı için bu durumu bir tartışma ortamına çevirerek, daha fazla kişinin dahil olmasını sağlayabilirsiniz.

Sonuç

Pazarlamadaki altın kurallardan biri olan duygulara yönelik çalışmalar yapmak, içeriklerinizde de sizi rakiplerinizden farklılaştırarak, onların önüne geçmenizi sağlayabilir.

Bu nedenle hedef kitlenizi iyi tanıyıp, onların duygularına hitap edecek eyleme çağrı ifadeleri ve konularla etkileşim oranlarınızı artırarak, organik olarak marka bilinirliğinizi arıtarak yeni kişilere ulaşabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Etiketler: e-ticaret bilgi bankasıİçerik pazarlama
Siz de İşinizi E-ticaret’e Taşıyın!

Akıllı E-ticaret Paketlerini 15 gün ücretsiz deneyin. Kendi e-ticaret sitenizi oluşturun!