DETAYLI BİLGİ İÇİN ARAYIN

Blog içeriklerinizin uzunluğu ne kadar olmalı?

Blog içeriklerinizin uzunluğu ne kadar olmalı?

İçerik pazarlama ile ilgilenen firmaların en çok merak ettikleri sorulardan biri de blog içeriklerinin uzunluğunun ne kadar olması gerektiğidir. Öncelikle bunun bir standardının olmadığını söyleyerek giriş yapalım.

Farklı içerik tiplerinin ve konularının farklı uzunlukları olabilir. Burada önemli olan sizin amacınızın ne olduğudur. İçeriklerinizle neye ulaşmak istiyorsunuz? Bu içeriklerin size ne gibi faydalar sağlamasını umuyorsunuz? Ne tür bir hedef kitleniz bulunuyor? Bu hedef kitleye ulaşırken hangi mecraları kullanmayı planlıyorsunuz? Bu ve bunun gibi sorular içeriklerinizin uzunluğunu belirleyecek faktörler arasında yer alıyor. Uzun ve kısa blog içeriklerinin neler ifade ettiğini detaylı bir şekilde ele alalım.

Uzun blog yazıları daha mı etkilidir?

Uzun blog yazılarının daha etkili ya da etkisiz olması gibi bir durum bulunmuyor. Yer aldığınız sektör, hedef kitle ve içeriğin konusuna göre bu sorunun cevabı değişebilir.

Örnek olarak bir ürün veya hizmet tanıtımı hakkında bir içerik oluşturacaksanız; ürün ya da hizmetinizle ilgili mümkün olduğunca detay vermek kullanıcıları bilgilendirmek oldukça önemlidir.

Bu nedenle de ürünün özelliklerine detaylı bir şekilde yer vermeniz gerekcektir. Boyutları, rengi, modeli, varsa teknik özellikleri gibi detayları vermeniz gerekir. Tabii ki burada sayfalarca uzunluğunda içerikler yazmanızdan da bahsetmiyoruz.

Ancak ürün hakkında detaylı bilgiler sunabilmek için içeriklerinizin de belli bir oranda uzun olması gerekecektir. Ürünün türüne göre bu metinlerin kelime sayısı değişebilir. İçeriklerinizi daha çekici yapabilmek için ürünle ilgili görsellere de yer vererek bu içerikleri süsleyebilirsiniz.

SEO açısından konuyu ele alacak olursak, çok kısa blog yazıları yerine uzun ve detaylı içeriklerde anahtar kelimeleri daha özgür bir şekilde kullanmanız mümkün olacaktır.

Uzun içeriklerin dezavantajları

İçeriğinizi uzun tutmaya çalıştığınızda kendinizi çok fazla tekrar edebilirsiniz. Bu nedenle uzun içerikler oluşturmak adına kendini tekrarlayan içerikler yazmanız doğru olmayacaktır. Hem okuyucu bu metinler sıkılır hem de çok fazla anahtar kelimesi yaparak SEO’nuza zarar verebilirsiniz.

Konuyla ilgisi olmayan gereksiz detaylara yer verebilirsiniz. İçeriği uzun tutmak adına gereksiz bilgileri paylaşmak da doğru bir tutum olmayacaktır ve bir dezavantaj olarak değerlendirilebilir.

Kısa metinlerin bir değeri var mı?

Kısa olan içerikler daha çok dikkat çekecektir. Bunun birkaç farklı nedeni bulunuyor. Öncelikle içerik kısa olduğu için okunması daha kolaydır. İnternet kullanıcılarının gün içinde birçok blog içeriği veya makale ile karşılaştığını ele alırsak kısa metinler onların daha çok dikkatini çekecektir.

Birçok kullanıcı yazıyı okumadan önce yazının uzunluğuna da dikkat eder. Çok uzun bir yazı ise okumaktan vazgeçebilir veya sonra okumak için kaydedebilir. Ancak yine çok fazla yazı ile karşılaşılıp bu yazıların kaydedilmesi, kullanıcının elinde çok fazla yazının birikmesine neden olacağı için, onun tekrar bu yazıya dönme ihtimalini azaltabilir. Kullanıcı deneyimi açısından bakıldığında, kısa blog yazıları okuyucuların daha çok dikkatini çekecektir.

Üretim açısından da kısa içerikler firmalara kolaylık sağlar. Detaylı ve birçok bilginin yer aldığı bir içerik yazmak yerine kısa ve öz metinlerin hazırlanması daha hızlı olacaktır.

Üzerinde daha az zaman harcandığı için, daha fazla içerik üretmek kolaylaşır. Tabii ki kısa metinlerin yer aldığı içerikler üretmenin de kendine has bir zorluğu bulunuyor; fakat detaylı bir araştırma yazısı yazmanın alacağı süre çok daha fazla olacaktır. Kısa yazılar sayesinde içerik sayınızı artırarak, sitenizi daha güncel tutabileceğiniz gibi sosyal mecralar üzerinde de daha çok paylaşım yapabilirsiniz.

Kısa metinlerin dezavantajları neler?

SEO açısından bakıldığında çok da verimli sonuçlar alınamayabilir. Yeterli anahtar kelimenin kullanılamayışı nedeniyle, organik trafiklere yönelik çalışmalarınızda istediğiniz sonuçları alamayabilirsiniz.

Bunun yanı sıra çok fazla bilgiye yer veremeyeceğiniz için, konu hakkında detaylı bir içeriğe ulaşmak isteyen okuyucuları kaçırmış olursunuz. Belli bir tarzınız olduktan sonra okuyucular da sizin tarzınızı benimseyeceklerdir. Bu nedenle birkaç kere okuduğu bilgileri yetersiz bulan bir okuyucu, bir süre sonra blogunuz terk edecektir.

Kısa içerik oluşturmak doyurucu olmayabilir ve bu nedenle sırf içerik üretmek için, yazıyormuşsunuz izlenimi yaratabilir. Tabii ki verdiğiniz bilgilerin kalitesine göre bu durum değişebilir. Seth Godin, kısa içerikler yazma konusunda oldukça başarılı örneklerden biridir. Günlük olarak blog yazıları çıkartan Seth Godin, oldukça kısa ve öz metinler yazarak hem gerekli bilgiyi sunmaktadır hem de okuyucu yormamaktadır. Bu nedenle onun yazılarına göz atabilirsiniz.

Uzun mu kısa içerik mi nasıl seçeceksiniz?

Önce hedef kitlenizi tanımlamanız gerekiyor. Markanız hangi tip okuyuculara erişiyor? Yaş aralıkları neler? Yeni bilgiler almak isteyenler mi yoksa eğlence amaçlı içerikler için mi sizi takip ediyorlar? Kurumsal bir müşteri kitleniz mi var yoksa eğlenceli ve gençlere yönelik bir kitleye mi hitap ediyorsunuz?

Gençlere yönelik ve eğlenceli içeriklere ilgi duyan bir kitleye hitap ediyorsanız, içeriklerinizin uzun olması biraz dezavantaj olacaktır; çünkü bu kitle zaman geçirmek için içeriklerinize ilgi göstereceklerdir ve uzun ve detaylı yazılar onların ilgisini çekmeyecektir.

Kurumsal, yeni bilgi almak isteyen veya ürün incelemeleri yapmak isteyen tüketicilere yönelik bir kitleniz varsa bu okuyucular uzun içeriklere daha çok ilgi gösterirler. Çünkü bir konu hakkında detaylı bilgi almak isteyebilirler.

Blog yazılarınızın içeriği ne olacak?

Blog yazılarınızın içerikleri de gönderilerinizin uzunluğuna doğrudan etki eder. Eğlence amaçlı ve zaman geçirmelik içerikler oluşturmayı düşünüyorsanız, çok uzun metinlerden kaçınmanız gerekecektir. Zaman geçirmeye yönelik dijital yayınların birçoğu bu standardı uygulamaktadır. Görsellerin ağırlıklı olduğu ve görselleri açıklayan bir başlık ve bazen görsel hakkında birkaç cümlenin yer aldığı içerikler oluşturuyorlar. Blog yazısı metinden çok görsele yer verdiği için de zaman geçirmek için ideal olmaktadır.

Ürün karşılaştırması ya da tanıtımı yapmayı planlıyorsanız, o zaman detaylı bilgiler paylaşmanız gerekecektir. Bu konuya yazının başında da değinmiştik.

Sektörel bir konu üzerine ya da ürün hakkında yeni bilgi paylaşımında bulunurken de uzun içeriklere ihtiyacınız olabilir. Konunun detaylarını tümüyle verebilmek için metinlerinizi uzun tutabilirsiniz.

Testler yapmaktan korkmayın

Pazarlamanın birçok dalında olduğu gibi içerik pazarlamada da testler yapmaktan korkmayın. Sizin için en ideal sonuçları alabilmek için, blog yazılarınızın testlerini yapın. Bazı gönderilerinizi kısa tutup, bazılarını detaylı bir şekilde ele alın. Böylelikle bir süre sonra hangi içerik tipinin daha çok etkileşim aldığını görerek, sizin için en doğru uzunluğu bulabilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Etiketler: e-ticaret bilgi bankasıİçerik pazarlama
Siz de İşinizi E-ticaret’e Taşıyın!

Akıllı E-ticaret Paketlerini 15 gün ücretsiz deneyin. Kendi e-ticaret sitenizi oluşturun!