DETAYLI BİLGİ İÇİN ARAYIN

Bir marka oluştururken yapılan en büyük yanlışlar

Bir marka oluştururken yapılan en büyük yanlışlar

Türkiye’de girişimci olmayı isteyen birçok kişi bulunuyor ve herkes kendine özel olarak birçok proje geliştiriyor. Farklı projeler olsa da, bu girişimlerin birçoğu aynı konsepte ve aynı hedef kitleye sahip olabiliyor.

Bir marka oluştururken, gözden kaçan bu detaylar da birçok girişimcinin benzer konseptli işler yapmalarına neden oluyor. Bir marka oluşturabilmek ve bunu tüketicilere yansıtarak, tüketicilerin bir talebini karşılayabilmek bazen zor olabiliyor.

Pazar araştırmaları yapılırken, genellikle aynı sorunlar göze çarpıyor ve bu nedenle de girişimciler aynı sorunlara benzere çözümler üretiyor. Bu yüzden de piyasadaki rekabet yükselirken, bu rekabetten sıyrılabilen markaların sayısı da bir hayli az oluyor.

Bu sebeple de bir marka oluştururken, bazı unsurlara dikkat etmek ve birçok girişimcinin yaptığı hatalardan kaçınmanız gerekiyor.

Sadece müşteri odaklı olup, rakip firmaları düşünmemek

Yazının başında da bahsettiğimiz gibi, pazar araştırması yapılırken, genellikle tüketicilerin yaşadıkları temel birkaç problem dikkate alınıyor. İlgi çekici bir pazarsa, birçok girişimci bu alanda yatırım yapmayı planlıyor ve tüketicilerin sorunlarına benzer çözümler üretiyor.

Bu çözümleri sunan birden fazla girişim olduğu zaman da rekabet çok fazla yoğunlaşıyor. Tüketicilerin, seçim olasılığı çok fazla olduğu için, bu markalar arasından tek bir markaya talep olmuyor. Böyle bir durumda, sektördeki rekabeti artırırken, pazarla ilgili önemli bir marka oluşturmayı zorlu bir hale getiriyor.

Bu sorunun üstesinden gelebilmek için, sadece rakiplerinizden daha iyi olmanız yetmiyor, aynı zamanda onlardan farklı olmanız da gerekiyor. Tüketicilerin sorunlarını daha farklı çözmeli ya da onların yaşadıkları başka sorunlara yönelmeniz gerekiyor.

Belirli bir odak noktasının olmaması

Marka değerinizi artırabilmek ve gerçek bir marka oluşturabilmek için belli bir odak noktanızın olması gerekiyor. İnternet sitesi üzerine belli ürünleri koymak ve bunları satmaya çalışmak yeterince iyi bir odak noktası değildir.

Bir örnek üzerinden devam etmek gerekirse, evlere servis yapan bir pizza restoranının asıl sloganı “30 dakika içinde evlere servis” olabiliyor ve firma bu amacı yerine getirmek üzere çalışmalarını yapıyor. Bir tasarım firması, evinizin tarzını yaratmak için ürünler sunuyor ve size “evinizle ilgili herşeyi bulabileceğinizi” söylüyor. Firma çalışmalarını da bu doğrultuda yapıyor.

Bir marka oluşturabilmek için sizin de bir odak noktanız olması ve bu odak noktanız doğrultunuzda çalışmalarınızı yapmanız gerekiyor.

Ürün isimlerine önem vermemek

Ürünlere isim düşünmemek veya buna önem vermemek de yapılan yanlışlardan biridir. Birçok girişimci, ürünlerine isim bulmayı en sona bırakıyor ki, bu da işin başında yapılan stratejilere kimi zaman ters düşebiliyor.

Öncelikle yapılması gereken bir pazarlama stratejisi hazırlamadıktır ve bu pazarlama stratejisine göre isimler belirleyerek, ürünleri bu şekilde sunmaktır.

Güçlü bir görsel kullanmamak

Marka sloganının yanı sıra bu sloganla ve markayla özdeşecek bir görsel kullanmamak da yapılan yanlışlardan biridir. Birçok ünlü markayla özdeşen simgeler vardır. Coca Cola’nın şişesi, Michelin lastiklerinin maskotu gibi güçlü görseller, markaların tüketicilerin aklında yer etmesini sağlar.

Bu tür güçlü görseller ve bu görsellerin markalarla olan bağları, gerçek markaları oluşturur. Kullanılan renkler ve semboller, tüketicilerin zihinlerinde yer ettiği için, markalaşma sürecinde bu unsurun önemli bir yeri vardır.

İşinizi E-ticarete Taşıyın.

Markanızın hemen tanınacağını varsaymak

Girişimcilikteki en önemli erdemlerden biri de sabırlı olmaktır. Ancak birçok kişi bu sabrı gösteremediği için markalarının hemen tanınacağını ve kısa sürede şirketlerinin kara geçeceğini düşünüyor. Tabii ki iş hayatından böyle bir durum pek sık yaşanan bir şey değildir.

Markaların tanınması ve kullanıcıların bu markaya alışması için belli bir süre geçmesi gerekiyor. Bu süreç içerisinde, markanızı tanıtmak için pazarlama çalışmaları yapmak ve sahip olduğunuz müşterilerinizle olan ilişkilerinizi iyi tutarak, hizmet kalitenizi artırmanız gerekiyor. Bu şekilde tüketici memnuniyetini artırarak markanızın isminin kulaktan kulağa yayılmasını sağlayabilirsiniz. Gerçek başarı hemen bir günde gelmiyor ve bunu elde edebilmek için de biraz sabırlı olmanız gerekiyor.

Hızlı bir şekilde büyümek

Bazı girişimcilerin yaptıkları hatalardan biri de, işlerini hızlı bir şekilde büyütmek oluyor. Bir süre sonra hedef kitlesini ve satışlarını artıran şirketler, daha fazla kişiye ulaşmak ve kar marjlarını artırmak için, operasyonel süreçlerini de hızlandırıyorlar.

Daha tam bir şirket kültürü ve yönetim şekli oturtmadan, hızlı bir şekilde büyümeye giden şirketlerin en sık yaşadıkları problemler bu operasyonel süreçlerin iyi yönetilememesi oluyor. Şirket içindeki birçok pozisyona yeni kişilerin getirilmesi ve bu kişilerin daha şirkete alışmadan ve şirketin misyonunu kavramadan işe başlamaları, markanın tam randımanlı çalışamamasına ve bazı politikalarından vazgeçmelerine neden oluyor.

Bu politikalardan biri de müşteri hizmetleri oluyor çoğu zaman. Birden çok hızlı büyüyen firmalardaki tüketici şikayetlerinin artışlarına siz de şahit olmuşsunuzdur. Çünkü firmalar daha belli bir sistem oturtamadan, çok fazla satış yapıp, çok fazla müşteri ile ilgilenmek zorunda kaldıklarında müşteri hizmetlerini nasıl yöneteceklerini bilemiyorlar. Bu gibi sorunlarda müşteri memnuniyetinin düşmesine neden oluyor.

Bir önceki maddede de belirttiğimiz gibi, sabırlı olmak ve büyüme için doğru adımları atmak için beklemek gerekiyor. Stabil bir altyapı oluşturmadan, hızlı bir şekilde büyümeye gidildiğinde, şirketler birçok farklı alanda sorun yaşıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar:

Etiketler: e-ticaret bilgi bankasıGirişimcilik
Siz de İşinizi E-ticaret’e Taşıyın!

Akıllı E-ticaret Paketlerini 15 gün ücretsiz deneyin. Kendi e-ticaret sitenizi oluşturun!